Arkadaşlarınızı davet edin Azbuz Toolbar Video V-kart Profilim Arama Yardım Çıkış Video V-kart Üye girişi Yeni üyelik Arama Yardım Benim de bir sitem olsun Sonraki site Sonraki site Azbuz Toolbar

 Forumlar

Yeni mesaj yazın
Forumlar >> SORDUM SARI ÇİÇEĞE-FORUM >> ŞİFALI BİTKİLER
Gönderen Mesajlar

KOCAYUSUF1

Mesaj sayısı: 523
12 Şubat 2007, 23:45:59
ŞİFALI BİTKİLER


Image Hosted by ImageShack.us

BİTKİLERİN ŞİFA DİLİ

Eskiler vazgeçemezler şifalı bitkilerden… Yenilerde merak eder eskiler gibi hangi bitki hangi hastalığa yarar die… İşte size şifalı bitkiler:
İşte hastalıkta ve öncesinde devamlı kullanarak sağlıklı bir ömür sürebileceğiniz şifalı bitkiler
ADAÇAYI
Mide ve bağırsak gazlarını giderir. Mide bulantısını keser. Hazım sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Göğsü yumuşatır. Astım hastaları için yararlıdır.
AHUDUDU
Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir.
ANASON
Hazmı kolaylaştırır. İştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve bağırsak gazlarını söktürür. İdrarı arttırır. Öte yandan kusmayı ve ishali keser.
ASMA
Yaprakları ile yapılan ilaçlar kanamayı durdurur. Vücuda kuvvet verir. Sarılığı keser. İshali durdurur.
AVOKADO
Çok kalorili olmasına rağmen içerdiği Glutathion süper bir hücre koruyucusudur, çünkü en iyi antioksidanttır. Antioksidantlar hücrelerin yaşlanmasını yavaşlatırlar ve kanseri önlerler. Tüm meyveler arasında protein bakımından en zengin olanıdır. Bol miktarda E vitamini de içerir. Bu vitamin kalp ve deriyi koruyarak dolaşımı düzene sokar. Ayrıca potasyum ve B6 vitamini de içerir. Kadınlar açısından çok gereklidir.
AYRIKOTU
İdrar söktürür. Böbrek ve mesane taşlarının düşürülmesine yardımcı olur. Buralardaki iltihapları da giderir.
İshal ve dizanteriye birebir; ayva
AYVA
İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Çarpıntıyı dindirir.
BADEM
Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
BAKLA
İdrar yollarını temizler. Böbrek ağrılarını dindirir. Böbrek iltihaplarını giderir. Böbrek kum ve taşlarının düşürülmesine yardımcı olur.
BEZELYE
Taze ve donmuş olarak kullanılabilen bezelye B1, C vitaminleri, protein, lif ve folik asit içerir. Sinir sisteminde sorunları olanlara tavsiye edilir.
BİBER
Mideyi kuvvetlendirir. İştahı açar ve hazmı kolaylaştırır. Kanamaları önler.
BROKOLİ
Kansere karşı bizi koruyan ve ömrümüzü uzatan müthiş bir sebze. Çok miktarda kalsiyum içerdiği için kemik erimesine birebir. Mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli, vitamin deposudur. Brokoli tutkunlarında ender olarak bağırsak ve akciğer kanseri görülür, kalp dolaşım hastalıklarına da pek fazla rastlanmaz. Kadınlarda göğüs kanserini önler.
BUĞDAY
Lifli gıdalar sağlıklı bir beslenmenin temelidir. Buğdayın dış kabuklarından elde edilen kepek de, genellikle mısır gevreği türü yiyeceklerle tüketilir. Kepekli buğday unundan yapılan kurabiye vb. bağırsakların düzenli çalışmasını sağlar ve kabızlığı önler. Buğday tanesinin özü olağanüstü besleyicidir. Vücudun özümsediği kalsiyum, demir ve çinko burada depolanır. Besin değeri, potansiyel olarak yulaf ve mısırdan daha yüksek olan buğday, bağırsak ve rektum kanserini önleyici faktörler içerir. Ama, yulaf ve mısıra kıyasla sindirimi biraz daha zordur.
Verem ve şeker hastalığına karşı ceviz ağacı
CEVİZ AĞACI
Yaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır.
ÇAMFISTIĞI
Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.
ÇEMEN
Balgam söktürür. Vücuda rahatlık verir.
ÇİLEK
Körpe ve bol sulu çilekler sistemi temizliyor. Cilt sorunları olanlar için de iyi bir meyvedir. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdir. Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler içeriyor.
Mide ve bağırsak gazları için çörek otu
ÇÖREKOTU
İştah açar. Vücuda kuvvet ve dinçlik verir. Hazmı kolaylaştırır. Mide ve bağırsak gazlarını söker. Kolanacak olursa baş ağrısını keser.
DEFNE
Terletir, ateşi düşürür. Vücuda rahatlık verir. İdrar ve adet söktürür. İştah açar. Sinir ağrılarını dindirir.
DENİZ KADAYIFI
Solunum ve hazım sistemi nezlelerini giderir. Vücudu besleyici olarak da kullanılır.
DEVEDİKENİ
Ateş düşürür. Terletir ve vücuda rahatlık verir.
DOMATES
Kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebze. C ve E vitaminleri içerir. Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller.
DUT
Beyaz dut yaprakları idrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını söktürür.
EBEGÜMECİ
Göğsü yumuşatır. Öksürük keser. Mide bulantısı ve kusmaları önler. Ateşi düşürüp vücuda rahatlık verir. Boğaz ve bademcik iltihaplarını giderir. Dişeti hastalıklarını tedavi eder.
Günde bir elma yiyen sağlıklı yaşıyor
ELMA
Günde bir elma yemek doktoru evinizden uzak tutar. İki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.
ENGİNAR
Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur.
FESLEĞEN
Öksürüğü keser. Baş dönmesini durdurur. Arı sokmasında faydalıdır. Ağız yaralarını tedavi eder. Fesleğen kokusu, sivrisinek ve tahtakurusu gibi haşaratları kaçırır.
FINDIK
Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet verir. Nekahat devresinin çabuk geçmesini sağlar.
GELİNCİK
Nefes darlığı, astım ve bronşitte rahatlık verir. Kan tükürme ve kusmayı önler. Yanıkları iyileştirir.
GREYFURT
C vitamini bakımından çok zengindir. Yarım greyfurt günlük C vitamini ihtiyacının yüzde altmışını sağlar. Kolesterol oranını düşüren pektin maddesi bulunur. Kansere karşı koruyucu özellik taşır. İştah açar.
Ağız ve boğaz iltihapları için bir tutam hatmi
HATMİ
Ağız, boğaz ve dişeti iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak iltihaplarını giderir.
HAVUÇ
Haftada beş kere yendiği takdirde Harvard’ın araştırmalarına göre kadınlarda kalp enfarktüsünü, felç tehlikesini yüzde 68 oranında azaltıyor. Günde iki havucun erkeklerde kandaki kolesterolü yüzde 10 oranında azalttığı görülmüştür. Hergün yenen bir havuç da akciğer kanseri tehlikesini yarıya indiriyor. Havuçtaki Beta-Karotin de gözleri yaşlılığın getirdiği görme zayıf- lığından koruyor ve bağışıklık sistemini kuvvetlendiriyor. Mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir.
ISIRGAN
Dıştan tatbik edildiği zaman iç organlarda biriken kanı çeker. Burun kanamalarını keser. Balgam söktürür.
ISPANAK
Kalp hastalıklarına, felce, yüksek tansiyona, yaşlılığın getirdiği göz hastalıklarına, kansere, hatta psişik ahatsızlıklara karşı da etkili bir sebze.
İNCİR
Bağırsakları yumuşatır. Kabızlığı giderir. Bronşit, öksürük ve boğaz ağrılarında faydalıdır. Enerji verir.
KARANFİL
Mikropları öldürür. Ağrıları dindirir. Sinirleri uyarır. Hazmı kolaylaştırır. Koku giderir. İştah açar.
KEKİK
Bedeni kuvvetlendirir. Hazmı kolaylaştırır. Kalp çarpıntısını keser. Bağırsak iltihaplarını iyileştirir. Bağırsak solucanlarının düşürülmesine yardım eder. Kandaki şeker miktarını azaltır.
KINAKINA
Ateş düşürür. Sıtmayı tedavi eder. Tifoda faydalıdır. İştah açar. Cilt kaşıntılarında faydalıdır. KİVİ
Bir kivide, bir portakalda olan C vitamininin iki katı vardır. Potasyum bakımından da zengindirler. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler.
KUŞBURNU
Çok yoğun vitamin zenginliği nedeniyle gözlerin dostudur. Vücuda dirilik sağlar. 100 gram kuşburnunda bir sandık portakala eşdeğer C vitamini vardır. İyi bir raşitizm ilacı, etkin bir kan temizleyicisidir. Güçlü bir kurt düşürücü ve bağırsak yumuşatıcısıdır. Mide kramplarına ve sindirim sistemi zorluklarına karşı faydalıdır. Romatizma ağrılarını gideriyor. Basur tedavisinde iyi sonuç veriyor.
Kanserden korunmak için lahana tüketin
LAHANA
Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Bol miktarda B, C ve E vitamini, potasyum içerir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır.
MAYDANOZ
Bir demir deposudur. Genellikle taze yenen maydanozda, kalsiyum, potasyum ve A vitamini vardır. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Böbrekleri çalıştırarak idrar getirir, kan şekerini normal seviyede tutar ve kansere karşı da koruyucudur.
MELEKOTU
Kan dolaşımını düzenler. Terletir. Kurutulmuş melekotu dövülüp başa sürülecek olursa bitleri öldürür. Astım nöbetlerine faydalıdır.
MEYANKÖKÜ
Grip, nezle, anjin ve nefes darlığına faydalıdır. Öksürük ve balgam söktürür. Yüksek tansiyonu düşürür.
MISIR
Yüzde 18.3 gibi yüksek oranda lif içeriyor. Mısırın içeriğindeki yüksek karbonhidrat, enerji seviyenizi yükseltir. İçinde protein, kalsiyum, demir, fosfor, A ve B2 vitaminleri bulunur.
Adet sancısı için muz yiyin
MUZ
Folik asit, potasyum ve B6 vitamini bakımından son derece zengin bir meyvedir. Potasyum krampları önler. Adet sancılarını gidermeye birebirdir.
NAR
Vücudu kuvvetlendirir. İshali keser. Burun poliplerine faydalıdır. Şerit düşürür. Kalbi kuvvetlendirir. Mide, bağırsak hastalığı olanlar, küçük çocuklar ve hamileler fazla kullanmamalıdır.
NOHUT
Vücudu kuvvetlendirir. Anne sütünü arttırır.
ÖKSEOTU
Kalbin atışlarını arttırır. Damar kireçlenmelerinde faydalıdır. Sara ve akciğer kanamalarında kullanılır.
PATATES
Kızarmış yemezseniz kilo aldırmaz. Sindirimi kolaylaştırır, kabızlığı

 
Bu mesaj 19 Şubat 2008, 23:19:39 tarihinde KOCAYUSUF1 tarafından güncellenmiştir.
alıntıla

KOCAYUSUF1

Mesaj sayısı: 523
12 Şubat 2007, 23:47:02


Image Hosted by ImageShack.us


HURMA ŞİFA DEPOSU:

İftar sofralarının vazgeçilmez yiyeceği hurmanın; kalp ve damar hastalıklarından korunmada etkili rol oynadığı, kansere karşı koruyucu olduğu, boğaz ağrısını kestiği, bronşit, öksürük ve soğuk algınlığı şikâyetlerini giderdiği, ayrıca oruç halsizliğini giderdiği bildirildi.
Uzmanlar, hurmanın lif, mineral ve fenol açısından oldukça zengin bir besin maddesi olduğunu belirtti. Kalp dostu olarak bilinen elmada daha çok bakır ve çinko bulunurken, hurmada sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve demirin iki kat daha fazla olduğu, düzenli yenilmesi halinde kalp ve damar hastalıkları riskini azalttığı ifade edildi. Yaklaşık yüzde 20 nem ihtiva eden taze hurmada yüzde 60-65 şeker ve yüzde 2 protein, kurusunda ise yüzde 75-85 civarında şeker olduğunu hatırlatan uzmanlar, hurmanın faydalarını şöyle sıraladı:
“Orucun hurmayla açılması halinde, oruçtan dolayı insanın üzerinde oluşan halsizliği birden giderir. Hurma aslında her öğünde yenilebilecek bir meyvedir. Mineraller açısından oldukça zengindir. İçeriğinde kalsiyum, potasyum, demir, B vitamini bulunmaktadır. Hurma bedeni ve zihni gelişmeyi sağlar. Kansere karşı koruyucu olduğu bilinir. Boğaz ağrısını keser. Bronşit, öksürük ve soğuk algınlığı şikâyetlerini giderir. Kemik hastalıklarında faydalıdır.”
Bu arada, İsrail’de yapılan bir araştırmada elma ile hurmanın yararları karşılaştırıldı. Hurmanın lif, mineral ve fenol açısından zengin olduğu, buna karşılık hurmada sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve demir miktarlarının elmadakinden iki kat daha fazla bulunduğu, hurmanın düzenli yenmesi halinde kalp ve damar hastalıkları riskini azalttığı tespit edildi. Bu meyvelerin içindeki yararlı maddelerin daha çok kabuklarında bulunduğu kaydedildi.

 
Bu mesaj 19 Şubat 2008, 23:22:53 tarihinde KOCAYUSUF1 tarafından güncellenmiştir.
alıntıla

KOCAYUSUF1

Mesaj sayısı: 523
12 Şubat 2007, 23:47:28


Image Hosted by ImageShack.us


MİSVAK

Kullanılması çok yararlı olan ve Hz. Muhammed’in (sav) önemle tavsiye ettiği, diş fırçası vazifesini gören, hoş kokulu ve erâk adı verilen meyvesiz bir ağacın dallarından kesilip kullanılan parça. Diş temizliğinde kullanılan ince ağaç dalı. Misvâk’ın çoğulu “mesâvîk”dır. Sivâk, misvakla eş anlamlı olup hadis-i şeriflerde daha çok bu kelime kullanılmıştır. Çoğulu “esvike” dir.
İslâm dini temizliğe büyük bir önem vermiş ve temizliği imanın belirtilerinden saymıştır. Bedenin, namaz kılınacak yerin, iş veya ikamet yerinin, çevrenin, hatta insanların dinlenmek için oturdukları ağaç gölgesi ve benzeri piknik yerlerinin temiz tutulmasıyla ilgili emir ve tavsiyeleri sünnette bulmak mümkündür. Beden temizliği ile ilgili olmak üzere de, fıtrattan gelen ve geçmiş peygamberlerin de uyguladığı bazı temizlik noktalarına dikkat çekilmiştir. Tırnakların kesilmesi, koltuk altı ve kasık kıllarının temizlenmesi, bıyıkların uzun kısımlarının kesilmesi, sünnet olmak ve özellikle dişlerin temiz tutulması bunlar arasında sayılabilir (Fırtrat temizlikleri için bk. Müslim, Tahâre, 56; Ebû Dâvud, Tahâre, 29; Tirmizi, Edeb,14; Nesai, Zînet, 1; İbn Mâce, Tahâre, 8; Ahmed b. Hanbel, IV, 264, VI, 138).
Geçmiş peygamberlerin dört sünneti arasında da diş temizliğine yer verilir. “Dört şey geçmiş peygamberlerin sünnetlerindendir. Haya duygusu, kokulanmak, diş temizliği ve nikâh” (Tirmizî, Nikâh,1; Ahmed b. Hanbel, V, 421).
Dişlerin temizlenmesi için kullanılan sivâk veya misvağın İslâm’da taabbüdi bir yönü de vardır. Hanefîlere göre, misvakla dişleri temizlemede abdestin, Şâfiîlere göre ise namazın sünnetlerindendir. Böylece her gün düzenli bir şekilde her abdest alındığında veya her namaz vaktinde, namazdan önce dişlerin de temizlenmesi amaçlanmıştır.
Hz. Âişe’den nakledildiğine göre, Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur: “Misvak kullanarak kılınan namazın, misvaksız namaza üstünlüğü yetmiş kattır” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, VI, 272). Hadis çok açık olmadığı için Hanefiler sevabın abdest alırken Şâfiîler ise, namazdan önce misvak kullanmakla meydana geleceğini söylemişlerdir.
Başka bir hadiste, namazla birlikte diş temizliğine şöyle dikkat çekilir: “Eğer ümmetime ağır gelmeyecek olsaydı, onlara her namazda misvak kullanmalarını emrederdim” (Buhârî, Cum’a, 8, Temennî, 9, Savm, 27; Müslim, Tahâre, 42; Ebû Dâvud, Tahâre, 25; Tirmizî Tahâre, 18; Nesai, Tahâre, 6, Mevâkit, 20; İbn Mâce, Tahâre, 7; Ahmed b. Hanbel, I, 80, 120, II, 245, 250, 259, 287, 399, 400, 429, 433, 460, 509, 517, 531, IV,114, 116, V, 193, 410, VI, 325, 329). Diğer yandan, Hz. Peygamber’in abdest alırken misvak kullandığına dair de çeşitli hadisler nakledilmiştir. Bir geceyi, Resûlullah’ın (sav) yanında geçiren İbn Abbas (r.a) şöyle demiştir: “Allah’ın Nebisi (sav) gecenin sonuna doğru kalktı. Dışarı çıktı, gökyüzüne baktı, sonra Âlu İmrân Sûresi’nin şu iki âyetini okudu: “Göklerin ve yerin yaratılmasında, gece ile gündüzün değişmesinde akıl sahipleri için şüphesiz deliller vardır. Onlar, ayakta iken, otururken, yanları üzere yatarken, Allah’ı zikrederler. Göklerin ve yerin yaratılışını düşünürler ve Şöyle derler: Rabbimiz! sen bunu boş yere yaratmadın. Seni tesbih ve tenzih ederiz. Bizi cehennem ateşinden koru” (Âl-i İmrân, 3/190-191). Sonra eve döndü. Dişlerini misvakladı ve abdest aldı. Ayağa kalkarak namaz kıldı, sonra yan üstü yattı. Sonra yeniden kalkarak dışarı çıktı, gökyüzüne bakarak, aynı âyetleri tekrar okudu, sonra dönerek yine dişlerini misvakla temizledi, abdest aldı, sonra kalktı ve namaz kıldı” (Müslim, Tahâre, 47, MüŞâfirin, 183,191; Ebû Dâvud, Tahâre, 30; Ahmed b. Hanbel, I, 275, 350, V, 312).
Resûlullah (sav) abdest veya namazla ilgili olmaksızın da, misvak kullandığı, özellikle Kur’an-ı Kerim okumazdan önce de diş temizliğine dikkat ettikleri görülmektedir. Misvak kullanılmasının amacı ağız temizliğidir. Şu hadiste bu genel amaca işaret edilir: Misvak kullanınız. Şüphesiz misvak ağız için temizleyicidir” (Buhâri, Savm, 27; Nesai, Tahâre, 4; İbn Mâce, Tahâre, 7; Dârimi, Vüdû,19). Hz. Peygamber’in gece misvağı yanında olmaksızın yatmadığı, sabah kalkar kalkmaz ilk işinin dişlerin temizlemek olduğu nakledilir (Ebû Dâvud Tahâre, 30; Ahmed b. Hanbel, I, 373; Dârimî, Salât, 165). Bazı sahabiler, O’nun günde kaç defa dişlerini misvakladığını sayamadıklarını, söylemişlerdir (Ahmed b. Hanbel, III, 445, 446).
Diğer yandan Hz. Peygamber, dişleri sararmış bir halde huzuruna çıkan bazı sahabilere şöyle buyurduğu bildirilir: “Hayret doğrusu nasıl oluyor da sararmış dişlerle dolaşıp duruyorsunuz. Dişlerinizi misvakla temizleyiniz” (Ahmed b. Hanbel, I, 214).
Bütün bu hadisler ve sahabe uygulaması gösteriyor ki, diş temizliği yalnız abdest ve namaz, ya da Kur’an-ı Kerim okuma sırasında değil, sağlık açısından ve toplum içine çıkarken dikkat edilmesi gereken önemli bir temizlenme şeklidir. Misvak’ın bu genel temizlik yönünü dikkate alan İslâm bilginleri beş yerde, diş temizliğinin müstehap olduğuna dikkat çekmişlerdir. Bu beş yer şunlardır: a) Dişler sararınca, b) Ağzın kokusu değişince, c) Uykudan kalkıldığında, d) Namaza kalkılacağı zaman, e) Abdest alırken. Buna, Kur’an-ı Kerim okumak veya toplum huzuruna çıkmak için yapılacak diş temizliği de ilâve edilmiştir (İbn Âbidin, Reddü’l-Muhtar, İstanbul 1984, I, 116; el-Fetâvâl-Hindiyye, Beyrut 1400/1980, I, 7).
Misvak âletinin aslı olan erâk ağacından diş sağlığı bakımından faydalı olan florin maddelerinin bulunduğu, ağıza güzel bir koku verdiği ve mide için bir takım faydalarının olduğu belirlenmiştir. Ancak misvağın bulunamaması halinde dişleri, İslâmî ölçülere uygun olarak hazırlanmış fırça ve diş macunu veya sabunla, bu da bulunamadığı takdirde parmaklarla oğuşturmak suretiyle ve suyla temizlemek gerekir. Önce abdest ve namazla veya Kur’ân-ı Kerim okurken bedenimizin ve ağzımızın temiz olması ve toplum önüne çıkarken de, imanın belirtilerinden sayılan temizliğe dikkat edilmesi “Şüphesiz, Allah temizdir, temizliği sever” (Tirmizî, Edeb, 41) hadisinde bildirildiği gibi, Yüce Allah’ın sevgisini celbeder. Diğer yandan Müslüman bu yolla, koruyucu hekimlik bakımından, sağlığı için gerekliği tedbirleri de almış olur.

 
Bu mesaj 19 Şubat 2008, 23:26:01 tarihinde KOCAYUSUF1 tarafından güncellenmiştir.
alıntıla

KOCAYUSUF1

Mesaj sayısı: 523
23 Şubat 2008, 03:27:25


Türkiye şifalı bitkiler Cenneti



Türkiye bitki çeşitliliği bakımından dünyanın en zengin ülkesi durumunda bulunuyor.
Ülkemizde şu anda 9 binin üzerinde bitki türü bulunmakta ve bu bitki zenginliğine her gün 5 yeni bitki eklenmekte 4000-5000 yıllık bir geçmişe dayanan şifalı bitkilerle tedavi uygulamalarının çağımızda artık geleneksellikten bilimsellik aşamasına ulaşmış olduğu gerçeği göz ardı edilemez. Günümüzde ilaç endüstrisinin geliştirmiş olduğu ilaçların hemen hemen dörtte birinin, temel veya tamamlayıcı etkin maddelerinin bitkisel kaynaklı oluşu, konunun artık bilimsel düzeyde ele alındığının başlıca kanıtlarından yalnızca biridir. Tedavi amacıyla bitkisel ürünlerden yararlanma eğiliminin giderek yaygınlaşmasındaki başlıca etkenin, sentetik kaynaklı etkin maddelerin bazılarında saptanan yan etkiler olduğu bilinmektedir. İşte bu durumda, binlerce yıldır kullanılan şifalı bitkilerin çok iyi tanınmasından ve ayrıca, niteliklerinin günümüzde bilimsel araştırmalarla da saptanmış olmasından ötürü, kullanım alanları ve oranları hızla artmaktadır.

Nurettin MUTLU- İstanbul
“Alternatif tıp” tabiri son yıllarda sık duyduğumuz bir tabir. Bilimsel tıp tekniklerinden netice alamayan veya ilaç tedavisine yardımcı bitkisel unsurları da eklemek isteyenler bu tabire yabancı değiller. Ancak, günümüzde gittikçe bir sektör haline dönüşen aktarlık hakkında halkımızın yeteri kadar bilgi sahibi olduğunu söylemek de hayli güç. Durum böyle olunca Türkiye’de aktarlık ve şifalı bitkilerin artık vazgeçilmez bir saha olduğunu ve hızla geliştiğini düşünerek, bu konuyu sizler için araştırdık ve yetkililerden bilgi aldık.

İlaç tedavilerine alternatif çözüm
Diplomalı aktar olarak Bayrampaşa’da hizmet veren Yunus Ersin, ilaç tedavilerine alternatif olarak son yıllarda şifalı bitkilere olan rağbetin arttığını belirterek halkımızın bu doğal şifa kaynaklarını keşfetmeye başladığını kaydetti.
İstanbul Bayrampaşa’da “Bizim Aktar” ünvanı ile uzun yıllar halkımıza hizmet veren Yunus Ersin, şifalı bitkilerin tarihçesi, türleri, muhafazası, kurutulması ve bileşimleri hakkında Yeni Mesaj’ın sorularını yanıtladı. Halen TABDER (Tüm Aktarlar Baharatçılar Tıbbi Aromatik Bitkiler Derneği) kurucu üyesi ve yöneticilerinden biri olarak faaliyetlerini sürdüren Ersin, özel radyo ve televizyonlarda da halkımızı bilinçlendirmeye devam ediyor.

Anadolu insanının çok eski çağlardan beri bitkileri tedavi maksadıyla kullandıklarını belirten Yunus Ersin, Hakkâri’nin güneyindeki Şanidar Mağarası’nda yapılan kazılarda, bu tedavi türünün geçmişinin 4000–5000 yıl öncesine kadar uzandığının belirlendiğini ifade etti.

Şifalı bitkilerin, sentetik ilaçlara göre hem daha ucuz hem de binlerce yıldır kullanıldıkları için tüm yan etkilerinin bilindiğini anlatan Ersin şöyle konuştu: “Sentetik ilaçların yan etkileri kullanıma sunulduktan sonra zamanla ortaya çıkmakta ve vücuda onarılması olanaksız bir takım zararlar vermektedir. Şifalı bitkilerin birden fazla iyileştirici özelliğine karşın, sentetik unsurların sadece bir tek iyileştirici yanı vardır. Yan etkilerinin önlenebilmesi için de antibiyotikler gibi, başka ilaçlara ihtiyaç duyuluyor”.

Bitkilerin şifalı kısımları nasıl toplanıyor?
Hastalıklara karşı tıbbi bitkilerin nasıl kullanıldığı sorusuna Yunus Ersin şöyle cevap verdi: “Hastalıklara karşı bitkilerin yaprakları, çiçekleri, meyveleri, tohumları, kökleri ve kabukları kullanılıyor. Toplanan bitkiler, nadiren taze halde kullanılırlar. Bozulmayı önlemek, uzun süre muhafaza etmek ve devamlı kullanabilmek için kurutulmaları gerekir. Bitkilerin toplanması toplanacak kısma göre çeşitlilik gösterir:
1–Yapraklar: Bitki çiçek açmaya başladığı zaman.
2–Çiçekler: Tomurcuk halinde veya tamamen açmadan hemen önce.
3–Kökler veya toprak altı kısımları (yumru ve rizomlar): Bitkinin toprak üstü kısmı kuruduktan sonra.
4–Kabuklar: Bitki yapraklarını döktükten sonra.
5–Meyve ve tohumlar: Özel kayıtlar yoksa olgunlaştıktan sonra.
Şifalı bitkilerin bileşimi
Tıbbî amaçla kullanılan bitkilerin yapılarında glikozitler, organik asitler, tanenler, alkaloitler, vitaminler, reçineli bileşikler, antibiyotikler, sabit ve uçucu yağlar bulunur. Bunları ise şu şekilde sıralamak mümkündür:

Glikozitler:
Şeker ve şeker olmayan kısımdan oluşurlar. Glikozitlerin birçoğunun tedavi etkisi bulunmamaktadır; ancak bazılarının, yüksük otu yaprağındaki kalp kuvvetlendirici digitalin gibi, tedavide önemli etkisi vardır.

Organik Asitler:
Organik bileşiklerdir. Ekşi lezzetli, sıvı veya katı maddelerdir. Önemli tedavi etkileri yoktur.

Tanenler:
Kabuk kısmında bulunurlar. Deri sanayinde ve tedavide kullanılırlar. Antiseptik ve kabızlık verici etkilere sahiptirler.

Alkaloitler:
Küçük dozlarda kuvvetli etki gösteren bileşiklerdir. Tedavide kullanılan önemli alkaloitlerden bazıları: Morfin, kodein, kafein, atropin vs.dir.

Vitaminler:
Genellikle insan vücudunda yapılmayan ama insanın yaşaması için gerekli bileşiklerdir. Suda çözünenler (B grubu vitaminleri) ve yağda çözünenler (A,D,E,K) olmak üzere ikiye ayrılırlar. Noksanlığı büyük sağlık sorunlarına neden olur.

Reçineli Bileşikler:
Karmaşık kimyasal yapıya sahip katı veya sıvı maddelerdir. Suda çözünmezler; ancak organik çözücülerle çözülürler. Çam terebentin örnek olarak verilebilir.

Antibiyotikler:
Canlılar tarafından meydana getirilen ve çok seyreltik çözeltilerde bile bazı mikroorganizmaların üremelerini durduran veya onları öldüren bileşiklerdir.

Sabit Yağlar:
Sıvı veya katı halde olup suda çözünmezler; ancak organik çözücülerle çözülürler. Meyve ve tohumlarda bulunurlar.

Uçucu Yağlar:
Kuvvetli kokulu ve uçucu maddelerdir. Suda çözünmezler; ancak organik çözücülerle çözülürler. Çiçek ve meyvelerde bulunurlar. Aktariye terminolojisinde, önce bitkinin kullanılan kısmı (kök, çiçek, kabuk vs) ardından da bitkinin adı gelir. Örneğin; Cortex Cinnaomi, Tarçın kabuğu veya Flos Tiliae, Ihlamur çiçeği gibi...”.

http://www.yenimesaj.com.tr/index.php?haberno=6012427&tarih=2006-05-24

 
alıntıla
Yeni mesaj yazın

Site Sahibi

KOCAYUSUF1
29
İstanbul
Profilini Görüntüle  Mesaj Gönder  Şikayet Et


Site etiketleri

Site kategorisi

» İnanç Dünyası  » İslam
+ Yeni üye
E-posta:
Şifre:
Şifremi unuttum
Beni hatırla  

İstatistikler

Üye sayısı: 35
Yazı sayısı: 81
Forum mesaj sayısı: 548
Fotoğraf sayısı: 13
Video sayısı: 12

Sayfa gösterimi:
Geçen Hafta: 423
Bu Hafta: 627

© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.